Dolgu Uygulamaları

 

DOLGU NEDİR?

 

Yaş ilerledikçe deri altı dokusunda kollajen kaybı söz konusudur. Sonuç olarak da kırışıklıklar,  nazolabial, nazojugal gibi oluklanmalar, doku kayıpları oluşur. Mimik hareketleri de bu kırışıklıkların oluşmasına katkıda bulunur. Bu boşlukları doldurup hacim sağlamak amacıyla kullanılan maddelere dolgu maddeleri denir.

 

DOLGU MADDELERİ NELERDİR?

 

İyi bir dolgu maddesi; biyolojik olarak uyumlu, uzun süre etkili, sonuçları bilinebilen, doğal görünüm sağlayabilen, etkileri gerektiğinde kaldırılabilen olmalıdır. Ayrıca allerji testi gerektirmeyen, yan etkileri minimal, uygulaması kolay, maliyeti uygun olmalıdır. Bu tanıma dörtdörtlük uyan bir dolgu maddesi henüz olmamakla birlikte bu kriterlere cevap veren dolgu maddesi hyalüronik asittir.

 

Günümüzde dolgulama işleminde kullanılan dolgu maddelerinin %85’ini hyalüronik asit (HA) oluşturur. Komplikasyon oranı diğer dolgu maddelerine göre daha düşüktür. Hyaluronidaz ile etkileri ortadan kaldırılabilir. Allerji testi gerekmez, kalıcılığı da orta derecededir. Üretimi ileri teknoloji gerektirdiğinden ve dünyada az sayıda üretici olduğundan dolayı fiyatı genellikle yüksektir. 1996’dan beri dünya üzerinde 2 milyondan fazla kişiye güvenle uygulanmıştır.

 

Sığırdan, domuzdan ya da insandan elde edilen kollajenler kullanılmıştır, ama çoğu alerji ve diğer yan etkileri nedeniyle terk edilmiştir. Kalsiyum hidroksiapatit, silikon, polimetilmetakrilat gibi sentetik dolgularda vardır, daha kalıcıdırlar ama bunların komplikasyon riskleri daha fazladır.

 

DOLGU MADDESİ ETKİ MEKANİZMASI?

 

HA normalde cilt altı dokularda doğal olarak bulunan bir polisakkaritdir. Biyolojik dokulara mükemmel uyum gösterir ve yapısal ve mekanik özellikleri ile deri ile özdeştir. Ancak doğal haliyle kullanıldığında çok çabuk etkisini kaybeder. Bu yüzden çapraz bağlar kullanılarak etkisi uzatılmaktadır. HA hayvansal kaynaklı olabileceği gibi günümüzde daha çok streptococ bakterisinden rekombinant teknolojisi ile üretilen ürünler kullanılmaktadır.

HA güçlü bir su tutucudur; 1 gram HA 6 lt su tutar. Böylece kendi kitlesinden daha fazla hacim oluşturur. Normal deri yapısında olduklarından ve su tutucu özellikleri nedeniyle dolgu maddesi olarak kullanıma oldukça uygundurlar. Derin dokulara enjeksiyon yapılması ile kollajen sentezi artar ve HA dokuda kaybolsa da kollajen onun yerine geçer. Böylece etki süresi artar.

Çapraz bağ oranı, HA konsantrasyonu kalıcılıklarını etkileyen en önemli faktörlerdir. Dolguda HA’ a özelliğini veren en önemli şey çapraz bağlanma varlığı, derecesi ve HA konsantrasyonudur. Mezoliftde kullanılan HA da ise çapraz bağlanma yoktur. Çapraz bağlanma derecesi kalıcılıkla ilişkilidir. Çapraz bağ oranı arttıkça jel daha sertleşir daha kalıcı olur ama uygulaması daha zorlaşır, yan etki riski artar.

 

DOLGU HANGİ BÖLGELERE YAPILIR?

 

Kaş arasındaki oluklanmaya, alın ve kaz ayağı kırışıklıklarına (ama tercihen öncelikle botulinium toksini yapılıp o bölgenin hareketi yok edilerek dolguda oynama, yanlış yere kayma önlenmeli), kaş kaldırmak amacıyla kaş bölgesine, nazolabial sulkus denilen burun kanatlarından ağız köşesine uzanan oluklanmalara, nazojugal sulkus (tear trough) denilen gözle burun bileşkesinden başlayıp göz altında yanağa uzanan oluklanmaya, yüzde volüm kaybı olan şakak, yanak gibi bölgelere, burun kaldırmak amaçlı burun ucuna, burun sırtına, marionette çizgileri denilen dudak köşelerinin altındaki oluklanmaya, dudak konturu ve volumünü belirginleştirmek amacıyla dudağa, sarkmış yanağa bağlı bozulan çene hattını iyileştirmek için çene hattına yada bazen aknenin neden olduğu atrofik skarlara bağlı oluşan çukurları doldurmak için kullanılırlar.

 

HER DOLGU MADDESİ HER BÖLGEYE YAPILIRMI?

 

Dolgu partikül büyüklüğüne göre uygun derinliğe yapılmalıdır. Büyük partiküllü dolgular yüzeyel kırışıklıklara yapılırsa topaklanmalara neden olur. Küçük partiküllü dolgular derin kırışıklıklara yapılırsa etkisiz bir uygulama yapılmış olur. İnce olan dolgular daha ince çizgilere, yoğun olan dolgular daha derin kırışıklıklara yapılır.

 

UYGULAMA NE KADAR SÜRER?

 

Uygulama öncesi sürülen anestetik kremler ile 20-30 dk bekletildikten sonra işlem yapılır. İşlem yapılacak bölgeye göre değişir, ortalama 20-30 dk sürer. İşlemden hemen sonra normal aktivitelerinize hemen geri dönebilirsiniz. Herhangi bir ön test yaptırmanıza gerek yoktur.

 

UYGULAMA AĞRILI MIDIR?

 

Uygulama öncesi anestetik kremler, buz uygulama veya bölgesel anestezi yapılabilir. Bazı dolgu maddeleri lidokainli olup, enjeksiyona bağlı oluşabilen yan etkileri azaltır.

 

DOLGU ÖNCESİ VE SONRASINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER?

 

İşlem sırasında kanama riskini arttıran (özellikle morarma ve hematom oluşturma) parasetamol harici ağrı kesiciler, aspirin gibi kan sulandırıcı ilaçlar, E vitamini, bitkisel ürünler (ginger, gingko biloba gibi) 7-10 gün öncesinden kesilmelidir. Sık herpes (uçuk) geçirme öyküsü varsa antivirallerle proflaksi yapılmalıdır.

24 saat boyunca yoğun fiziksel aktiviteden kaçınılmalı, sıcak yada soğuk ortamlardan kızarıklık ve şişlik kayboluncaya kadar uzaklaşılmalı, hemen sonrası sıcak duş alınmamalıdır. Ağrı varsa asetaminofen türevi ilaçlar (parol, minoset, vermidon gibi) kullanılır Uygulama sonrası yüz kaslarını fazla kullanmaması, alkol almaması, sigara içmemesi, kan sulandırıcı kullanmaması önerilir. Ertesi günden itibaren de cilt bakımı yada kozmetik ürünler kullanılabilir.

2-4 hafta sonra düzeltme ihtiyacı nedeniyle kontole gelinmelidir.

 

KALICILIĞI NE KADARDIR?

 

Geçici dolgular genel olarak yüzeyel kırışıklıklarda 4-6 ay, derin kırışıklıklarda 6-12 aydır. Tekrarlayan seanslara ihtiyaç vardır. Tekrarlar arttıkça kalıcılık süresi daha da artar.

 

DOLGU UYGULAMASI SONRASI YAN ETKİLER VE KOMPLİKASYONLAR NELERDİR?

 

Onaylı dolgu maddesi kullanılmalıdır. Aksi taktirde dolgu uygulamasının komplikasyon ve yan etki riski daha fazladır.

 

Morarma, kızarıklık, şişlik (ödem), ağrı, yanma, kaşıntı, alerji, mavi çıkıntı, enfeksiyon, yer değiştirme, topaklanma, aşırı yada yetersiz düzeltme, skar, pigment değişiklikleri (deriden koyu yada açık renk değişikliği), hipertrofik skar, damarlara bası sonucu nekroz denilen doku ölümleri oluşabilir.

 

DOLGU MADDELERİ KİMLERE UYGULANMAZ?

 

Uygulanan maddeye alerjisi olanlar

Bazı lidokainli dolgulardaki lidokaine karşı allerjisi olanlar

Anaflaktik yada ağır tekrarlayan allerjik reaksiyonları olanlar

Gebeler ve emzirenler

Enjeksiyon bölgesinde deri hastalıkları olanlar (akne, enfeksiyon, dermatit vb)

Keloid yada hipertrofik skara yatkınlığı olanlar (aşırı yara iyileşmesi sonucu yara yerinde görülen kabarıklık)

Otoimmun kollajen hastalıkları olanlar

Kanama bozuklukları olanlar