Kimyasal Peeling

 

KİMYASAL PEELİNG NEDİR?

 

Cilde bir yada birkaç kimyasal madde uygulayarak derinin üst kısmını bazen de daha derin dokularının kontrollü şekilde tahrip edilmesi ve böylece derinin yeniden oluşturulması işlemidir. Bu sayede yeni bir üst deri tabakası ve derin doku tahrip edilmişse de dermisin tamir mekanizması uyarılarak kollajen oluşması gerçekleşir.

Bu yöntem antik çağlardan beri kullanılmaktadır. Örnek olarak Kleopatra tarafından kullanılan bir AHA (alfa hidroksi asit) olan laktik asit ihtiva eden ekşimiş süt verilebilir. 1974’den beri AHA’ ların peeling olarak tıbbi kullanımları olmuş, günümüzde de kozmetik ürünlerin bileşimlerinde bile özellikle de glikolik asit kullanılmaya başlanmıştır.

 

KİMYASAL PEELİNG ETKİ MEKANİZMASI?

 

Yüzeyel peelinglerin etki mekanizması deri üst kısmını yani epidermisi oluşturan hücreleri birbirinden ayırarak ciltte soyulmaya neden olmasıdır. Buda bilinenin aksine deride incelmeye neden olmaz daha kalın bir üst deri tabakası oluşmasına neden olur. Orta derinlikteki peelinglerde ise epidermisle birlikte dermisin (derinin alt kısmı)  üst katı papiller dermisde etkilenir. Hücrelerde ölüm, proteinlerde bozulma ile anormal hücreler sağlıklı hücrelerle yer değiştirir ve yeni kollajen üretilir. Derin peelingde ise dermisin alt katı retiküler dermis olaya katılır. Yeni kollajen depolanması, aktif fibroblast hücreler (kollajen üretir) artar.

 

KİMYASAL PEELİNGDE KULLANILAN MADDELER?

 

AHA (alfa hidroksi asitler): glikolik asit, laktik asit, malik asit, sitrik asit, tartarik asit,

BHA (beta hidroksi asitler): salisilik asit, lipo hidroksi asitler

TCA (triklor asetik asit)

Alfa keto asitler: prüvik asit

Rezorsinol

Jessner solusyonu

Retinoik asit

Fenol

 

KİMYASAL PEELİNG NE AMAÇLA KULLANILIR?

 

Kimyasal peeling, melanin denilen, deri rengini veren ve bazen de birikimiyle lekelere neden olan deri pigmentinin, düzenli bir şekilde dağılmasını sağlar.

 

Daha kalın ve normal bir üst deri (epidermis) ve üst derinin korneosit hücrelerinden oluşan en üst ve ölü tabakasının (stratum korneum) ince ve daha sıkı olmasını sağlar. Cilde canlılık parlaklık verir. Böylece yüzeyel deri tabakası sıkılaşıp artması ile deri yaşlanma bulguları iyileştirilir.

 

Ayrıca orta ve derin derinlikte yapılan peelinglerle de yaşla azalmış olan glikozaminoglikan, kollajen ve elastik lifler gibi deri altı bağ doku elemanları arttırılmış olunur. Pigment değişikliklerinde, hafif orta derece kırışıklıklarda, fotoyaşlanma ve bazı deri hastalıklarının tedavisinde yardımcıdır.

 

KULLANILDIĞI HASTALIKLAR NELERDİR?

 

En sık melazma (gebelik maskesi) da kullanılır. Ayrıca  lentigo, solar lentigo, çiller,  postenflamatuar hiperpigmentasyon gibi pigmente hastalıklarda faydalıdır.

 

Yüzeyel akne skarlarında, akne sonrası oluşan lekelerde, hafif ve orta şiddette ki aknede (özellikle salisilik asitli peelingler) kullanılır.

 

Antiaging amaçla güneşe bağlı yaşlanmada (fotoyaşlanma), ince yüzeyel kırışıklıklarda, yüzeyel skarlarda tercih edilebilir.

 

Ayrıca seboreik keratoz, aktinik keratoz, verrü plana, sebase hiperpilazi, milia, ksentelazma, keratozis pilaris gibi pekçok hastalıkta da kimyasal peeling özelliklede orta ve derin peelingler kullanılır.

 

Son zamanlarda yapılan çalışmalarda peeling uygulanan alanlarda UV ışınların tetiklediği kanser oluşumunda azalma tespit edilmiştir.

 

KİMYASAL PEELİNG SEANS SAYISI VE ARALIĞI?

 

Yapılan peelinge göre, kişinin durumuna göre değişir. Çok yüzeyel peelinglerde 1-2  haftada bir, yüzeyel peelinglerde 2-4 haftada bir, toplamda 4-6 seans yapılabilir.

 

KİMYASAL PEELİNG ÖNCESİ VE SONRASI YAPILMASI GEREKENLER?

 

Uygulamadan 2-4 hafta öncesinde retinoik asitli kremlerin kullanılması deriyi hazırlamak açısından önerilir. Böylece peeling solüsyonunun, yağlı ve üst tarafında birikimi olan deriden daha iyi ve homojen şekilde emilmesini sağlar. Ayrıca işlem sonrası yara iyileşmesini de hızlandırır. Komplikasyon riskini azaltır. Ama peelingden 3-5 gün önce kesilmelidir. Yine güneş koruyucu kremler ve renk açıcılar ile cilt peelinge hazırlanır.

Herpes enfeksiyon (uçuk) öyküsü olanda özellikle orta – derin peelinglerde proflaksi yapılmalıdır. Tedavi prosedürün 1. günü başlayıp 10-14 gün sürdürülmelidir.

 

Peeling yapılacak günde makyaj yapılmamalı, herhangi bir krem sürülmemelidir.

Peeling sonrasında kızarıklık, şişlik ve soyulma olur. Genelde bu durum yüzeyel peelinglerde 1-3 gün, daha derin peelinglerde 5-10 gün sürer. Hafif sabun yada sabunsuz temizleyiciler kullanılabilir. Soyulan cilt elle tutulup kaldırılmamalıdır.

 

Peeling sonrası nemlendirici, güneş koruyucu kremler kullanılmalıdır. Ayrıca kullanılan renk açıcı yada retinoik asitli kremler leke riskini azaltacaktır. Güneşten dolayı oluşabilecek koyu lekelenme riskini azaltmak için 4-6 hafta güneş maruziyetinden kaçınılmalıdır.

 

KİMYASAL PEELİNG KİMLERE UYGULANMAZ?

 

Gebeler, emzirenler

Deri tipi 4-6 yani koyu tenli kişiler, yüzeyel peelingler deri tip 4’e yapılabilir.

Yapılacak bölgede aktif enfeksiyon olanlar (özellikle aktif uçuğu olanlar)

Kronik deri hastalığı (sedef, atopik dermatit, vitiligo gibi) olanlar

Işığa karşı duyarlılık yapan ilaçları kullananlar

Keloid ve atrofik skar hikayesi olanlar

Son 6 ay içinde isotretinoin (roaccutane, aktetrent, zoretanin, aknegen) kullananlar

Güneşten korunmaya dikkat edemeyecek hastalar

Kısa süre önce ameliyat geçiren yada yüze radyoterapi uygulanan hastalar

Salisilik asitle yapılacak peelinglerde aspirin alerjisi olanlara

Fenolle yapılan derin peeling fenol toksik etkileri nedeniyle ciddi böbrek, karaciğer ve kalp hastalıklarında kullanılmaz

 

KİMYASAL PEELİNG KOMPLİKASYONLARI NELERDİR?

 

Kimyasal peeling mutlaka hekim sorumluluğunda ve kontrolünde yapılmalıdır. Hekim peeling sonrası hasar oluşumu ve iyileşme mekanizmasını, oluşabilecek komplikasyonları önleyici ve giderici yöntemleri bilmelidir. Gerçek komplikasyon ile beklenen yan tesirlerin birbirinden ayırt edilmesi gerekir. Geçici kızarıklık, şişlik, hassasiyet, kaşıntı, milya (beyaz 1-2 mm lik oluşumlar) beklenen yan etkilerdir ve kendiliğinden gerilerler.

Sık görülen komplikasyonlar arasında pigmentasyon değişiklikleri vardır. Deri renginden koyu yada daha açık lekeler oluşabilir. Koyu lekeler deri tipi IV ve üstü olanda görülür. Doğum kontrol hapı yada ışığa karşı duyarlılığı arttıran ilaç kullanımı leke riskini arttırır. Açık lekeler ise genellikle fenol peeling sonrası oluşabilir, bunlar kalıcıdır.

 

30-60 gün üzerinde kızarıklık devam ederse bu uzamış kızarıklıktır. İşlem öncesi ve sonrasında kullanılan retinoik asitli kremler, genetik faktörler  (atopi veya gül hastalığı gibi) ve alkollü içecekler inatçı kızarıklık ve kaşıntıya neden olabilir. Soyulmuş derinin elle kaldırılması da uzamış kızarıklığa neden olur aynı zamanda iyileşmeyi geciktirir. Uzamış kızarıklık genellikle kalıcı değildir.

 

Geçici olarak gözeneklerde açılma oluşabilir. Kendiliğinden düzelir. Yine kılcal damar genişlemeleri özellikle orta ve derin peelingden sonra oluşabilir.

 

Nadir görülen komplikasyonlar arasında ise skar gelişimi vardır. Yüzeyel peelinglerde skar gelişimi daha nadirdir. Deriden kabarık yada çökük iki şekildeki skar gelişebilir. Yine enfeksiyon (en sık herpes enfeksiyonu yani uçuk), gecikmiş iyileşme, alerjik reaksiyon nadirde olsa görülebilecek komplikasyonlardır.